av.alperencihancetinkaya@gmail.com
0 545 301 45 45

İHALEYE FESAT KARIŞTIRILMASI

İhale’ye Fesat Karıştırılması

 

İHALEYE FESAT KARIŞTIRILMASI

 

Sözlük Anlamıyla Fesat

Bir kamusal işlem olan ihalenin hukuka uygunluğunu şikâyet üzerine denetleyen icra mahkemesi, bu işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık belirlemesi halinde, ihaleyi iptal eder (İİK m. 134).  İhale öncesi yapılan işlemler sırasında veya artırma işlemi sırasında, artırmanın usulüne uygun bir biçimde ilerlemesini engelleyen kanuna ve ahlaka aykırı davranışlar, artırmaya fesat karıştırma olarak değerlendirilir. Alıcının, artırma sonunda ihale ile mülkiyetini kazandığı malın esaslı niteliklerinde hataya düşmüş ya da düşürülmüş olması, ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilmiştir.

Sözlük anlamıyla “ fesat ” bozukluk, karışıklık, kargaşalık demektir. “ Fesat karıştırmak”  ise, ara bozmak, ortalığı karıştırmaya çalışmak, bir olayın doğal akışını değiştiren davranışlarda bulunmak, hile yapmak  olarak tanımlanabilir.

Açık artırma yolu ile yapılan satışlarda, artırma öncesi yapılan işlemler  veya artırma işlemi sırasında, artırmanın usulüne uygun bir biçimde ilerlemesini engelleyen olumsuz davranışların olması durumunda artırmaya fesat karıştırıldığından söz edilebilir. Bu durumda artırmanın kanuna uygun yapılması ve ihale kararı verilmesini etkileyen tüm kural dışı davranış ve durumlar “fesat karıştırma” olarak nitelendirilebilir.

İHALENİN FESHİ NEDENİ OLARAK FESAT KARIŞTIRMA

  1. Yasal Düzenleme

İcra İflas Kanunu 134. maddenin kenar başlığı ‘ihalenin neticesi ve feshi ’dir. Bu maddeye göre;

 İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.

İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluylaicra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz.

İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir.

 Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.

İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.

İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.”

 

6098 sayılı Borçlar Kanunu 281. maddenin (EBK 266) kenar başlığı ‘artırmanın iptali ’dir. Bu maddeye göre;

Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden isteyebilir. Cebrî artırmalar hakkında özel hükümler saklıdır .

 

  1. Genel Olarak

Borçlar Kanunu ve İcra İflas Kanunundaki düzenlemelerden anlaşılacağı gibi; kanuna ve ahlaka aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmış olması, ihalenin feshi sebebidir (TBK m. 281; İİK m. 134/2 c:1). Açık artırmanın amacı, satışa çıkarılan malın gerçek değerinin bulunması için açık bir rekabet oluşturulması ve bunun sonunda ulaşılan en yüksek değer üzerinden ihalenin yapılarak elde edilen bedelin bu bedel üzerinde kanuni bir talep hakkına sahip olanlara verilmesidir.

İhaleye fesat karıştırma, bazı kimselerin kanuna ve ahlaka aykırı olarak kendi aralarında veya borçlu ile yaptıkları anlaşmaya göre pey sürerek ihalenin doğal seyrini değiştirmeleri veya bazı değişikliklerle alıcıları hataya düşürmeleridir.  Dürüstlük kurallarına aykırı olan her türlü söz, yazı ve eylem, açık ihale ve sonucunun olumsuz olarak etkilenmesi anlamında ihaleye fesat karıştırma olarak değerlendirilebilir. Yapılan özel anlaşmalarla, artırma gününden önce veya artırma sırasında, satışa  çıkarılan malın gerçek değerinin bulunabilmesi için açık bir rekabet ortamının  oluşmasına ve ulaşılan en yüksek değer üzerinden ihalenin yapılmasına engel  olunması, artırmaya fesat karıştırma olarak değerlendirilir.  İhalenin normal koşullarda vereceği sonucu bozmaya yönelik bir takım tedbirlerin alınmış olması, ihalenin sağlıklı şekilde yürütülmesini engelleyen davranışlar da ihalenin feshi nedeni olarak sayılmıştır

İhaleye fesat karıştırılması;

  • İhaleye katılmayı ya da ihaleye katılanların gerçek isteklerini açıklamalarını hukuka ve ahlaka aykırı yollarla önlemek
  • İhale sonunda elde edilmesi amaçlanan bedelin ortaya çıkmasına engel olmak
  • Malın gerçek değerinden daha yüksek fiyat sağlamak amacıyla yapılan her türlü davranış

olarak tanımlanabilir.

‘İhaleye fesat karıştırma’ deyimi ihale sırasında, ihaleyi bozan maddi bir olguyu ifade eder ve bu hile, cebir, ikrah gibi sebeplerle olabilir. TBK m. 281 (EBK 266) ’de “hukuka ve ahlaka aykırı yollara başvurarak” tabiri kullanılmıştır, burada sözü edilen hukuka aykırılık, belli bir kanun hükmünün çiğnenmiş olması değil, genel olarak hukuka aykırılıktır.  Yine aynı maddede sözü edilen ahlaka aykırılık ise dürüstlük ilkelerine ters düşecek her türlü sözlü, yazılı veya fiili hareketle artırma ve sonucunun olumsuz yönde etkilenmesi anlamına gelir.  Bu durumda her somut olayda ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen olay ayrı ayrı değerlendirilip, iddianın gerçek olması halinde ihale fesholunacaktır.

İhalenin feshi talebi bir ‘ dava ’ değil,  ‘şikâyet ‘ niteliğindedir.

İhaleye fesat karıştırıldığı iddiası, diğer fesih nedenlerinde olduğu gibi (m. 134/ II, c. 3) tarafların gelmemesi halinde evrak üzerinde incelenemez. Fesat sebebinin var olup olmadığı mutlaka duruşma yapılarak tespit edilmelidir. İhaleye fesat karıştırıldığı iddiası, her türlü delil ve bu arada tanık delili ile ispat edilebilir.

İhale bedelinin ödenmemesi nedeniyle, icra memuru tarafından ihalenin kaldırılmış olması, İhale konusu malın tahmin edilen değerinden daha yüksek bir bedelle ihale edilmiş olması, ihale konusu malın tahmin edilen değerinden daha yüksek bir bedelle ihale edilmiş olması, ihalenin fesat nedeniyle feshi için şikayet yoluna gidilmesine engel olmaz.

  1. Borçlunun İhaleye Fesat Karıştırması

Hukuka veya ahlaka aykırı olarak, ihale konusu malın daha yüksek bir bedelle satılması için çeşitli davranışlarda bulunan borçlu, artırmaya fesat karıştırmış kabul edilir.

Borçlunun, malın gerçek değerinden daha fazla bedelle ihale edilebilmesi için, ihaleyi yöneten memura yarar sağlaması artırmaya katılacak olan kimseleri kendi imkanlarıyla misafir etmesi,artırma konusu malın değerini ve ihale bedelini yükseltmek için, malı alma niyeti olmayan kişileri ihaleye dahil edip fiyat arttırması , ihale konusu malla ilgili gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması ihaleye fesat karıştırma olarak değerlendirilir.

  1. İhaleye Katılanların İhaleye Fesat Karıştırması

İhaleye katılan kişiler, kendi başlarına veya katılan diğer kişilerle anlaşarak ihaleye fesat karıştırabilirler. Ahlaka aykırı bir biçimde ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarla artırmanın sonucunun etkilenmiş olması, ihalenin feshinin talep edilebilmesi için yeterlidir.

İhaleye katılanların ihaleye fesat karıştırmasına verilebilecek örneklerarasında ihale sırasında, ihaleye katılmak isteyen kişilerin ihaleye girmelerinin engellenmesi, alıcılara, ihaleden çekilmeleri için para teklif edilmiş olması, ihaleye girmek isteyen kişiler arasında bir anlaşma yapılmış olması ve aralarından sadece birinin ihaleye katılıp malı satın alması … gibi durumlar gösterilebilir.

  1. İhaleyi Yönetenin İhaleye Fesat Karıştırması

İhaleyi yöneten icra memurunun, ihaleyi, hukuk ve genel ahlak kurallarına aykırı biçimde, ihaleye fesat karıştırmak düşüncesiyle veya dikkatsizlikle yönetmesi fesih nedeni olarak kabul edilir. İhaleyi yöneten memurun bu davranışları kendiliğinden ya da bir çıkar karşılığında yapmış olması önemli değildir; artırma sonucunun olumsuz yönde etkilenmiş olması, bu davranışın ihalenin feshi sebebi sayılması için yeterlidir.

Artırmayı yöneten memurun artırmaya fesat karıştırmasına verilebilecek örnekler arasında; borçlu ile yapılan anlaşma sonucunda satışın ertelenmiş olduğunun alıcılara da bildirilmesine rağmen, icra müdürü tarafından satışın yapılmış olması , icra müdürünün artırma sırasında şartnameye uygun olmayan bilgiler vermiş olması , icra memurluğunca satışın durdurulmasına dair verilen kararın, İcra Mahkemesi tarafından satışa on dakika kala kaldırılmış olması…..gibi durumlar gösterilebilir.

  1. Üçüncü Kişilerin İhaleye Fesat Karıştırması

İhaleyle yapılan satışlarda, hukuka ve ahlaka aykırı olarak ihaleye fesat karıştıranlar, ihalenin dışında kalan üçüncü kişiler olabilir ya da bu kişilerin kim olduğu belli olmayabilir, önemli olan ihalenin doğal gidişatının bozulmuş olmasıdır. Bu duruma verilebilecek örnekler; ihaleye girmek isteyenlerin ihaleye sokulmamaları, taşınmazla ilgili gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak ihaleye girecekleri ihaleye girmekten vazgeçirmek…..olabilir.

İÇTİHATLAR

Yüksek mahkeme;

“«Kimsenin ihaleye katılmamasının» tehdit yoluyla istendiğinin kanıtlanması halinde, ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceğini”

“«Ağlayanın malı, gülene hayır etmez» şeklinde manevi telkinde bulunmanın, «ihaleye fesat karıştırmak» sayılacağını”

“Satış saatine az bir süre kala yapılan bomba ihbarı üzerine satışın 5 dakika gecikme ile başlamış olmasının, ihaleye fesat karıştığını göstereceğini”

“Alacaklı – alıcının, borçluya «masraf olmasın, ihaleden ben alıp sana devredeyim» diyerek kandırılmış olmasının, ihalenin fesat nedeniyle feshini gerektireceğini”

“Tek başına ihaleye katılan müşterinin, kendi teklifini kendiliğinden artırmasının, ihalenin normal şartlar altında yapılmadığını göstereceğini”

belirten kararlar vermiştir.

Buna karşın yüksek mahkeme;

“Karşı tarafın ihaleye girmemesi» yönünde sarfedilen ve tehdit unsuru içermeyen sözlerin fesat nedeniyle ihalenin feshini gerektirmeyeceğini”

“İhaleye girmek için icra müdürlüğüne gelen kişilere ‘bize … TL verin ihaleye girin’ veya ‘biz size … TL verelim siz ihaleye girmeyin’ şeklinde beyanda bulunulmuş olmasının, bu kişilerin ihaleye katılmalarını önleyici nitelikte olmadığından, bu davranışın ihaleye fesat karıştırma olarak nitelendirilemeyeceğini”

“Alıcı ve yakınları tarafından borçluya «sen bu ihaleye girme sonu kötü olur» şeklinde beyanda bulunmuş olmalarının -borçlunun ihaleye katılımı söz konusu olmadığından- «ihaleye fesat karıştırma» olarak kabul edilemeyeceğini”

belirtmiştir.

  1. İhalenin Feshi Prosedürü

Açık artırma ve ihale, fesih sebebi olabilecek yolsuz bir işlem üzerine yapılsa bile, icra memuru tarafından geçersiz sayılıp yenilenemez. Her ne kadar icra organlarının yaptıkları işlemleri, şikayet süresi içinde, geri almaları ve değiştirmeleri mümkünse de, ihale için bu kural geçerli değildir. Çünkü, artırma ve ihale icra hukukuna ilişkin olmakla beraber, özel hukuk alanında da sonuçlar doğurur.

İhalenin feshi, şikayet yoluyla icra mahkemesinden istenebilir. İhaleye fesat karıştırılması sebebiyle ihalenin feshini isteme süresi, ihaleden itibaren 7 gündür. Ancak ihaleye fesat karıştırılmış olduğunu ihale gününden sonra öğrenen ilgili için öngörülen yedi günlük süre, fesat niteliğindeki davranışı öğrendiği tarihte başlar ancak bu süre ihale tarihinden itibaren bir yılı geçemez.(TBK 281 )

Borçlar Kanunu 281. maddede fesih isteme süresi 10 gün olarak düzenlenmiştir. Ancak ihalenin feshinin icra mahkemesinden istenmesi ve ihalenin genel anlamda icra hukukuna ilişkin fakat bir yandan da özel hukuk alanında sonuçlar doğuran bir işlem olması sebebiyle, fesih isteme süresinin genel şikayet süresinde yapılması gerekir (İİK m.16).

  1. Fesih Sebebinin Sonradan Öğrenildiği Durumlarda İspat

Yüksek mahkeme bir kararında yedi günlük süre geçtikten sonra, fesih sebebinin sonradan öğrenildiği ileri sürülerek yapılan şikayetin incelenebilmesi için  öncelikle fesih sebebinin geç öğrenildiğinin şikayetçi tarafından ispatlanması gerektiği sonucuna varmıştır.  Farklı kararlarda ise; fesih sebebinin öğrenilme tarihinin mahkemece araştırılması ve varılacak sonuca göre inceleme yapılması gerektiği görüşü savunulmuştur. Şikayet yoluyla mahkemeye sunulan olan ihalenin feshi bir dava değildir, ihalenin feshinde bir davada olduğu gibi bir hak konusunda uyuşmazlık halinde bulunan taraflar yoktur. Bu nedenle, ihalenin feshinin süresinde istenip istenmediği konusunda, bir davanın taraflarına düşen ispat yüküne ilişkin kurallar uygulanamaz. İhalenin feshi istemiyle, şikayetçi, ihalenin yolsuz bir işleme dayandırıldığı iddiasını ileri sürmektedir, icra mahkemesinin görevi, bu yolsuzluk iddiasını çözmektir. Bir kamusal işlem olan artırma ve ihalenin yolsuz işleme dayandırıldığı iddiasının karara bağlanmasında şikayetçi ve ihalenin feshini isteyen ilgili kadar kamunun da yararı vardır. Bu nedenle, icra mahkemesi normal sürenin geçmesinden sonra ihalenin feshinin istenmesi üzerine, süreye uyulup uyulmadığını resen araştırmalıdır.

İhalenin geçersiz sayılmasına neden olacak ağırlıkta bir yolsuzluk söz konusu olduğunda, ihalenin feshi süresiz şikayetyoluyla istenebilir. Ancak İİK m. 134, artırma ve ihalelere güven duyulması gerektiği düşüncesiyle, ihalenin feshinin ihaleden itibaren bir yıl geçtikten sonra istenememesini hükme bağlamıştır. Zira, ihale kararı ile iyiniyetli alıcının ediniminin korunması gerekir; icra işlemlerine güvenin korunması gereği süresiz şikayeti sınırlandırır. Süresiz şikayetin bitiş anı, takip sonucu üçüncü kişilerin hak kazanımı anı olmalıdır.

  1. İhalenin Feshinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhalenin feshi istemlerinde görevli mahkeme icra mahkemesidir. Ancak ortaklığın giderilmesi satışlarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Yetkili mahkeme ise, satışa konu taşınmazın bulunduğu yer icra mahkemesi ya da takibin yapıldığı yer icra mahkemesidir.

Fesat iddiası evrak üzerinde incelenemez bu iddianın mutlaka duruşma yapılarak incelenmesi gerekir. Şikayetçi, şikayet dilekçesinde, fesat sebeplerini duruşmada açıklayacağını bildirmişse, davanın şikayetçi bu sebepleri açıklamadan sonuçlandırılamaz. Taşınmazın muhammen kıymetinden daha yüksek bir bedelle artırmada ihale edilmiş olması, ihalenin fesat sebebiyle bozulması için şikayette bulunulmasını engellemez. Fesat iddiası, icra mahkemesinde tanıkla ispatlanabilir.

İhaleye fesat karıştırmak aynı zamanda bir suç teşkil ettiğinden, bu fiil hakkında yemin teklif edilemez.

  1. İhaleye Fesat Karıştırma Suçu

İcra İflas Kanunu 345’inci maddede “İcra ve İflâs Kanununa göre yapılan ihalelerde, menfaat karşılığında artırmadan çekilme veya artırmaya katılmama”  eylemi suç sayılarak cezalandırılmıştır.

İİK. mad. 345b’de düzenlenmiş olan “artırmadan çekilme” (“ihaleye fesat karıştırma”) suçu, İcra ve İflas Kanunu’na göre yapılmış olan ihalelere fesat karıştırılması halinde oluşur.

TCK.235.maddesinde düzenlenmiş olan “ihaleye fesat karıştırma suçu”, İcra İflas Kanunu’na göre yapılmış olan ihalelere fesat karıştırılması halinde değil; 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’na ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre yapılan ihalelere fesat karıştırılması halinde oluşur.

Buna göre;

  1. Suçun maddi unsurları:
  • İcra ve İflâs Kanununa göre yapılmış bir ihale bulunmalı,
  • Sanık, kendisine veya başkasına vaat olunan ya da sağlanan yarar karşılığında,
  • Artırmadan çekilmiş ya da artırmaya katılmamış olmalıdır.

Bu konuda aracılık yapanlar da, aynı ceza ile cezalandırılırlar.

  1. Suçun manevi unsuru: Sanık bilerek ve isteyerek İcra İflas Kanunu’na göre yapılmış bir ihaleye hiçkatılmamış veya katıldığı ihaleden çekilmiş olmalıdır. Bu suç “bilerek ve isteyerek”

işlenebileceğinden ancak  g e n e l  k a s t  ile işlenebilir.

  1. Yargılama usulü: Davanın açılma usulü:Suçun takibi şikayete bağlı değildir. İhbar üzerine, dava açma yetki ve görevi Cumhuriyet Savcılarına aittir. Aynı zamanda bu suçtan dolayı açılan kamu davasının icra ceza mahkemesinde açılacağı belirtilmiş olmasına rağmen, İİK m. 346/I’e göre sadece disiplin ya da tazyik hapsine hükmolunabilecek icra suçlarının yargılaması icra mahkemelerince yapılabilir. İİK m. 345/b’de ise  bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar para cezası öngörülmüştür, bu sebeple bu suçtan dolayı sulh ceza mahkemelerinde kamu davası açılması gerekir. Bu suçtan dolayı yapılacak yargılamada yetkili ve görevli mahkeme “ihalenin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesi” Bu davadaki zamanaşımı süresi TCK m. 66/e’ye göre sekiz yıldır.
  2. Suçun cezası: Artırmadan çekilme suçunun sabit görülmesi halinde, mahkemece ‘bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Mahkemece hükmedilecek hapis cezası kısa süreli hapis cezası sayılacağından, bu ceza seçenek yaptırımlardan birine çevrilerek, ertelenebilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 345/b’de , İcra ve İflas Kanunu’na göre açılan ihalelerde, kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye ve aracılara bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verileceği düzenlenmiştir. Bir fiil, birden fazla kanunda suç olarak düzenlenmişse, TCK. m. 44’te düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca failin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı cezalandırılır. Bu durumda  İcra ve İflas Kanunu’na göre açılan ihalelerde menfaat temin edip bu ihalelere katılmayan kişiler, İİK m.345/b hükmünden cezalandırılacak ve yargılamaları icra ceza mahkemeleri tarafından yapılacaktır. Bu para alışverişine aracılık yapanlar da aynı şekilde cezalandırılacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply