av.alperencihancetinkaya@gmail.com
0 545 301 45 45

İcra ve İflas Hukuku

Download PDF

İcra ve İflas Hukuku

Büromuzda yerli ve yabancı şirket ve gerçek kişilerin Türkiye’deki alacaklarının tahsili için avukatlık ve danışmanlık hizmeti verilmektedir. Temel prensibimiz, müvekkilin alacağına en hızlı, etkili ve en az masrafla kavuşmasıdır. Çetinkaya İcra İflas  Hukuku alanında, alacağın tahsili amaçlı icra takiplerinde borçluya ait tüm  menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların tespiti amaçlı  kapsamlı araştırmalar yapmaktadır. Bu alandaki hizmetler, alacaklı/borçlu ve  üçüncü kişiler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için icra mahkemeleri ve genel  mahkemelerde dava takibi işlerini de kapsamaktadır.
Uzman kadromuz tarafından, her türlü icra ve iflas işlemlerinin uygulanmasında icra işlemlerinin ve davalarının takibi ile alacak tahsili, haciz, ihtiyati haciz, rehin, ipotek işlemlerinin yapılması, borçlu ve alacaklı lehine toplantılara iştirak edilmesi, iflas talebi veya iflasın ertelenmesi davalarının takibi hususlarında şirketlere, kurumlara ve şahıslara danışmanlık ve hukuki hizmet sunulmaktadır.

– Genel Haciz Yolu, Kambiyo Senedine Mahsus Alacakların Tahsili, Menkul Rehninin Veya İpoteğin Paraya Çevrilmesi, Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi ve İflas Talep Edilmesi Gibi Takip Yolları İle İcra Müdürlükleri Nezdinde Takip Açılması

Borçlarını zamanında ve rızaları ile yerine getirmeyen borçlulara karşı; alacaklıların, devlet kuvveti ile alacaklarına kavuşmalarına sağlamak için borcun cebren tahsil edilmesidir.

İcra İflas Kanunu’na göre özel hukuk ilişkilerinden doğan para alacakları (Türk lirası veya döviz cinsinden) ve teminat alacakları için alacaklılar genel haciz yoluna başvurabilmektedir.  Genel haciz yoluna başvurabilmek için alacaklıların elinde belge olması zorunlu olmayıp,
elinde adi senet olan, para borcu ikrarı içeren noter senedi bulunan, resmi dairelerce veya yetkili makamlarca yetkileri dahilinde ve usulüne göre verilmiş para alacağını gösterir belge olan alacaklılar başvurabilir. Genel haciz yolunda ödeme süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün olarak belirlenmiş olup borçlu üç sebeple icra takibine ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebilir. Bu sebepler kanunda, yetkiye itiraz, imzaya itiraz ve borca itiraz olarak sayılmış olup; borçlu bu sebeplerden biri veya birkaçı ile ilgili icra müdürlüğü’ne giderek icra takibine 7 gün içerisinde itiraz edebilir.

Alacaklılar  kambiyo senedine (bono,poliçe,çek) bağlı alacaklarının tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda ödeme süresi genel haciz yolundan farklı olarak 10 gün olup, aynı şekilde mal beyanında bulunma süresi de genel haciz yolundakinden farklı olarak 10 gündür. Yine genel haciz yolundan farklı olarak, borçlu borca ve imzaya itirazı icra dairesine değil 5 gün içerisinde İcra Mahkemesi’ne yapabilir.

İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermiyorsa, alacaklının başvuracağı yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takiptir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte, borçluya İcra ve İflas Kanununun 148. maddesine göre ödeme emri gönderilir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip ise iki şekilde olabilir. Birincisi, alacak veya ipotek hakkı veya her ikisi bir ilamda veya ilam niteliğinde belgede tespit edilmiş olması halinde ilamlı takip, ikincisi ise ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi halinde ilamlı takiptir.

– İtirazın İptali Davası ve İtirazın Kaldırılması

Borçlunun itirazı ile duran ilamsız icra takibine, ilamsız icra prosedürü içinde devam edilebilmesi için alacaklının başvurabileceği iki yol bulunmakta olup bunlar; itirazın iptali ve itirazın kaldırılması davalarıdır.

Alacaklının İcra Mahkemesi’ne itirazın kaldırılması davası açabilmesi için; elinde İİK m.68-68 a bendinde sayılan belgelerden birinin bulunması gerekir. Alacaklının elinde bu belgelerden biri yok ise başvurabileceği yol sadece itirazın iptali davasıdır. Alacaklının elinde İİK m.68-68 a bendinde sayılmış belgelerden biri var ise bu iki yoldan istediğine başvurabilir. İtirazın kaldırılması yolu itirazın iptali davasına göre daha basit ve çabuk bir yoldur.

İtirazın iptali davası; müddeabihi takibe konu olmuş olan ve ardından borçlunun bu takibe itiraz etmiş olduğu alacağı konu eden normal bir eda davası olup normal bir hukuk davası gibi açılır. Görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu 1 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, şayet alacaklı 1 yıl içinde itirazın iptali davası açmaz ise yaptığı ilamsız takip düşer. İtirazın iptali davasında her türlü hukuki delille ispat mümkündür; yemin, bilirkişi, tanık delillerine başvurulabilir.

İtirazın kaldırılması yoluna sadece elinde İİK m.68-68a da sayılmış olan belgelerden birisi olan alacaklılar başvurabilir. Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra Mahkemesi’ne açılmalıdır. İcra Mahkemesi’nin yaptığı inceleme itirazın iptali davasında mahkemenin yaptığı incelemeye oranla daha basit ve sınırlıdır. Alacaklı alacağını sadece İİK m.68-68a da sayılan belgelerden biri ile ispat edebilir. İcra Mahkemesi’nde tanık, yemin gibi delillere başvurulamaz. Borçlu ödeme emrine itiraz ederken itiraz sebeplerini bildirse de bildirmese de, duruşmada sadece bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlıdır. İcra Mahkemesi itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasına karar verebilir.

– Kiralanan Gayrimenkullerin Tahliyesi

Birtakım haklı sebeplerin mevcut olması halinde kiracının kiralanan gayrimenkulü tahliyesi için kiralayan tarafından yapılan özel bir takip yoludur.

– İhtiyati Haciz Kararı Alınması

İhtiyati haciz; alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Alacaklı, borçlunun borcunu zamanında ödeyeceğinden emin değilse, ilk önce borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirip ondan sonra alacak davasını açar veya icra takibini yapar.

İhtiyati haciz talebi için; alacağın vadesi gelmiş olmalı ve alacak bir rehinle temin edilmemiş olmalıdır.

Ancak borçlunun belli bir ikametgahı bulunmuyorsa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanıyorsa veya borçlunun kendisi kaçmaya hazırlanıyorsa bu iki istisnai halde de vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz istenebilmektedir.

– Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu teminat menfi tespit davasının özel şartıdır.

Maddi hukuk bakımından gerçekte borçlu olmayan bir kişi kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmeyi belirli sebeplerle ihmal etmiş veya itiraz etmesine rağmen İcra Mahkemesi’nde borçlu olmadığını ispat edememiş, icra takibinden önce veya icra takibi sırasında menfi tespit davası da açmamış ve bunun sonucunda borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için dava açabilir bu davaya istirdat davası denir.

Borçlunun menfi tespit davası açmış olması halinde menfi tespit davası sonuçlanmadan önce icra takibi sonunda borcun ödenmesi söz konusu olursa menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir.

İstirdat davasının takip hukuku bakımından şartı: takip borçlusunun borçlu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmasıdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz süresi olan 7 gün içinde itiraz etmeyerek, borcu ödemiş ise istirdat davası açamaz. Zira burada itiraz imkanı olduğundan cebri icra tehdidi henüz yoktur. Bu halde sebepsiz zenginleşme davası açabilir.

– İstihkak Davası

– İflas Davası ve Konkordato

– Alacak Davası

 

İZMİR AVUKAT – İZMİR BOŞANMA AVUKATI – İZMİR GAYRİMENKUL AVUKATI – İZMİR TİCARET AVUKATI – İZMİR CEZA AVUKATI  – İZMİRDE AVUKAT – İZMİR AVUKATLARI – İZMİR ADLİYESİ – İZMİR MİRAS AVUKATI – İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ – İZMİR İCRA AVUKATI – İZMİR TAŞINMAZ AVUKATI

İzmir’in en iyi avukatı olabilmek, avukatlık ve kişisel mücadele bakımından zorlukları aşmayı gerektirmektedir. Bunun için öncelikle her işte olduğu gibi sağlıklı bir vücuda ve zihin yapısına sahip olmak gerekir. İzmir’in en iyi avukatı kararlarını duygularına göre şekillendirmemeli, sorunu ortadan kaldıracak düşünceler doğrultusunda şekillendirmelidir. Ne kadar zor olsa ve duygularına ters düşse bile…

Bunlardan başka;

  • Stres yönetimini iyi uygulayabilme,
  • Olayları iyi analiz edebilme,
  • Davalarını kısa sürede sonuçlandırabilecek nitelikte ekip oluşturma ve organizasyon yapabilme,
  • Avukatlıkta geldiği noktayı yeterli görmeyerek daha uzağa ilerleyebilme,
  • En zor çalışmaları yapmaktan kaçınmama,
  • Müvekkillerinin sorunlarını içtenlikle dikkate alma,
  • Liderlik etmeyi öğrenerek liderliği uygulama,
  • Bilmediği konular hakkında öğrenmeye tamamen açık olma,
  • Çalıştığı dosyaların detaylarını dikkatlice inceleyip bilmediği nokta bırakmama,
  • İstikrarlı başarılara sahip olma,

niteliklerine de sahip olmak gerekmektedir.

En İyi Avukatları

En iyi avukatlar hukukun uzman oldukları dallarında diğer avukatlara göre daha başarılı avukatlardır. Daha başarılı olmaları, davalarında çok az kaybetme oranına sahip olmaları nedeniyledir. Hukukun çeşitli dallarına göre en iyi avukatlar bulunmaktadır. En iyi boşanma avukatıen iyi ceza avukatı gibi… En iyi avukatlar önlerine sunulan her davayı almamakta, ince eleyip sık dokumaktadırlar. Bunun nedenlerinden biri yeterli zamanlarının olmamasıdır. Yakın zamanda birden çok sonuçlanan dosyalarının olması durumunda yeni dosyalar alabilmektedirler. Ayrıca, dosya konusunun en iyi avukatlar tarafından ilgi çekici olması da o dosyayı almalarını sağlamaktadır.

İzmir Avukat Tavsiye

İzmir’de yaşayan kişiler, daha önce dava açmamış veya kendilerine karşı dava açılmamış olabilir. Bu kişiler sonradan ortaya çıkan avukat ile çalışma ihtiyacı üzerine bir arayış içine girebilirler. Birlikte çalışmayı düşündükleri avukatı tanımadıklarından, önceden bir avukat ile çalışıp memnun olan yakınlarından veya başka kişilerden tavsiye almak istemektedirler. Bu da son derece makul bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde tanışılan avukat ile çalışmak, sırtını sağlam yere dayamak gibidir. Çünkü, bu sayede tavsiye edilen avukatın gereksiz yere davayı kaybetme ihtimalinin olmadığı öngörülmektedir.

İzmir’de Avukat

İzmir’de avukat, İzmir’de yapılan yargılama sürecinde kişileri temsil ederek hukuki yardım sağlayan meslek sahibi kişidir. İzmir’de avukatlık faaliyetleri aşağıdaki şekilde yapılmaktadır;

  • İzmir barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık,
  • İzmir’de faaliyet gösteren bir avukatlık bürosu bünyesinde bağlı avukatlık,
  • İzmir’de faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişiliğinde yapılan bağlı avukatlık veya danışman avukatlık,
  • İzmir’de kurulu kamu tüzel kişiliğinde devlet memuru sıfatıyla yapılan bağlı avukatlık veya sözleşmeli avukatlık.

İzmir’de avukat;

  • Hukuki danışmanlık,
  • Hukuki prosedürleri uygulama,
  • Dava aşamasına geçilmeden arabuluculuk,
  • Dava aşamasında gerçek ve tüzel kişileri savunarak veya haklarını ileri sürerek temsil,

şeklinde faaliyetlerini icra etmektedirler. Bu faaliyetleri icra ederken;

  • Temsil ettikleri gerçek veya tüzel kişilerin çıkarlarını korumalı, sorunları önleyici işlemlere öncelik vermelidir.
  • Davaları boş bırakmamalı, sık sık dosyalarda yapılan işlemleri takip etmelidir.
  • Yargı yolunu tüketmelidir.

İzmir Avukat Tavsiyesi

İzmir’de yaşayan kişilerin davaları bulunması halinde avukat ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan birden fazla yol vardır. İzmir avukat tavsiyesi de bu yollardan biridir. İzmir avukat tavsiyesi, İzmir’de iş yürüten ve alanlarında başarılı avukatların bu başarıları gören kişiler tarafından ihtiyacı olan kişilere önerilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Bu tavsiye, internet ağı üzerinde arama motorları vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği gibi yakın çevre içinde bulunan kişilere sorarak da gerçekleştirilebilir. İzmir avukat tavsiyesi arayanlar tavsiyede bulunanların güvenilirliğine uygun hareket etmelidir.

İzmir’deki En İyi Hukuk Büroları

İzmir’in en iyi hukuk büroları, ihtiyacı olan gerçek ve tüzel kişilere ekip olarak hukuki hizmet verirler. İzmir’de dosyalarına tek başına bakan avukatlar olduğu gibi hukuk bürosu olarak bakan avukatlar da bulunmaktadır. Belirli iş bölümü ve uzmanlık alanları doğrultusunda ele alınan davalar başarıyla sonuçlandırılmaya çalışılır.

İzmir Avukatları

İzmir avukatları, İzmir’de hukuki hizmet yürüten, İzmir barosuna bağlı serbest avukatlardır. Bu nedenle iş yoğunluğu İzmir’de olan avukatların ofisleri de İzmir’de kayıtlıdır. İzmir avukatları İzmir merkezde faaliyet gösterdikleri gibi İzmir ilçelerinde de faaliyet gösterirler. Başka barolara kayıtlı avukatlar da İzmir’de iş alıp duruşmalara katılabilirler. Ancak iş yoğunluğu İzmir’de ise İzmir barosuna kayıtlı olmaları gerekmektedir.

 

Günümüzde kişilerin düşüncelerine bağlı olarak çok sayıda en iyi avukat listeleri yapılabilmektedir. Ancak bu listeler dahilince bireylerin tercih yapması her zaman için doğru olmamaktadır.

Tanıdık kişiler vasıtası ile ya da bu gibi listeler aracılığı ile avukat seçmek, kişileri zor duruma da sokabilmektedir. Her birey aynı avukatla anlaşabilecek diye bir durum söz konusu değildir. Kişiler avukat seçerken uyum sağlayabildikleri avukatları tercih etmelidirler. En iyi avukat listeleri çoğunluğun fikrine göre yapılmış olsa da herkesin buna ayak durması gibi bir durum olmamaktadır.

En İyi Avukatlar İzmir

Avukatlık mesleğini yapmakta olan kişiler ülkemizde ve de dünyada çeşitli başarı listelerinde yer alabilmektedirler. Her avukat kendi alanının en iyisi olabildiği gibi, herkes tarafından tercih edilmek zorunda da değildir. En iyi avukat listeleri her daim davaları kazandıracak algısı da kesinlikle yanlıştır. Davalar süreçleri gereğinde kazanılabilir ya da kaybedilebilir. Avukatlar için önemli olan süreci en doğru şekilde yürütmek ve kişileri doğru bilgilendirmektir. En iyi avukatlar kişiler için her zaman aynı avukatlar olmayacaktır. Bir bireyin çok iyi anlaşabildiği avukat ile başka bir bireyin anlaşamaması da normaldir. En iyi avukat listeleri kişilerin her zaman kendi düşünceleri ile tercih ettiği avukatlar olacaktır.

Avukat Listeleri

Bireyler hukuksal yollara girmeden önce nasıl bir süreç geçirmeleri gerektiğini öğrenmek adına internet üzerinden avukat araştırması yapabilmektedirler. Birçok konu başlığı altında en iyi avukat listeleri yayınlanmaktadır. Dolayısı ile kişiler bu listeleri inceleyerek avukat tercihi de yapabilmektedirler. Ancak avukat listeleri incelerken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar da mevcuttur. Avukat listeleri tamamen farklı kişiler tarafından edinilen tecrübeler ile oluşturulmaktadırlar. Kişiler direk bu listeler üzerinden tercih yaparlar is, doğru avukatı bulamayacaklardır. Kişilerin kendi dava alanları konusunda görev yapmakta olan avukatlar ile iletişim kurmaları, uyum sağlanıp sağlanamayacağını anlamak adına daha doğru bir yol olacaktır. Kişiler sağlıklı bir dava süreci atlatmak istiyorlar ise, mutlaka kendi seçeneklerine uygun avukatları tercih etmelidirler. İyi avukat listeleri izmir içerisinde adı geçmekte olan avukatlar ile iletişime geçilerek davayı sürdürüp sürdüremeyeceklerdi de öğrenilebilecektir.